17 Ekim 2017 Salı

Yeteneği var ama istemiyor diye zorlamalı mı?

Maya geçen sene 3-3,5 yaş arası çok severek baleye gitti. Ta ki ben doğum yaptığım için o haftaki kursa babası tarafından götürülüp, yanlışlıkla 3-4 yaş grubu yerine 5-6 yaş grubuna katılana ve onlar gibi dans edemediği için üzülüp "ben bi daha baleye gitmiiiicem" diyene ve eski grubuna bile dönmek istemeyene dek.. Bir 6 ay ara verelim dedik ve bu hafta tekrar bir deneme yaptık; önce bu yandaki gibi kalkıp 5dk denedi, sonra alttaki fotodaki gibi kucağıma oturup izlemeyi tercih etti ve sonuç: "istemiyoruuuum, assssla gitmiyceeem".

Maya'yı yapmak istemediği hiç bir şeye zorlamadım. Fakat, bu bale konusu içime dert oldu. Çünkü gerçekten vücudu baleye çok uygun ve yeteneği de var (ay "herkesin çocuğu kendine süppeeer" olayı değil valla, ben de 5 sene bale yapmış bulunduğum için bu işten az biraz anlıyorum ve Maya'yı izlerken "hah sonunda yeteneği olan bir şey bulduk galiba" demiştim). Fakat yine baleden ve camiasından biraz anladığım için, "aman sevmiyorsa hiç yapmasın çünkü bu balerinlerin çoğunda psikolojik beden algısı sorunları, sahne ve performans kaygısı ile hırsın getirdiği sosyal ve kişilik bozukluğu sorunları çok görülüyor, aman yazık ya, bir sürü meslek var boşversin" de diyorum (bakınız, izlemeyenler için Black Swan). Ayrıca ben bıraktıktan sonra devam eden arkadaşlara, öğretmenlerimize bakıyorum da; psikolojik durumu bırak hepsinin ayak sorunları, yaralanmalar ya da aşırı kullanım sonucu bedensel sorunları almış başını gitmiş.. Kıyamıyorum kızıma.

Öte yandan; Maya bir konuda (daha) bana çok benziyor. Hırs denen şey Maya'da sıfır. Eğer bir şeyi maymun iştahıyla merak edip denedi ve ilk seferde yapamadıysa, "yapmıycam istemiyorum" diyor ve ne dersen de ikna edemiyorsun, asla ikinciye denemiyor. Özellikle bedensel uğraşlar (jimnastik, dans, ritm) konusunda biraz da yeteneksizliği var. "Antalya'ya tatile gelmiş, otelin animasyon ekibinin gazabına uğrayıp tiyatroya çıkıp oryantal dans denemek zorunda kalmış Alman turist misali, bir odun gibi kıvırtıyor" örneğini biraz aştı iş, belki solaklıkla da ilişkili bir bedensel sakarlık ya da bedensel disleksi falan gibi bir hal aldı.. Ama bizim evde de çocuklarla böyle müzik açılıp dans etme olayı hiç olmadı (sevmem ben de) yani çekirdekten geri kaldı yavru. Neyse yani bedensel anlamda, spora falan gittik ettik ama Maya pek sevmedi, genelde tek dönemlik denemelerle sınırlı kaldı. Ben de üstüne gitmedim, daha nasılsa çok küçük, koşma oynama yaşı yeni başlıyor. Severse okul çağında gider dedim.

Bir de artık 4 yaştan itibaren artık "anne ile" yapılan spor kalmadı pek. Burada çocukları kapıdan bırakıyorsun, aynı odayı bırak, dışarıda bile beklenmiyor. Ama Maya hala yabancısı olduğu ortamda bana yapışık ve ilk derste değil en az 5 derste anca açılıyor, kendini güvende hissediyor. Ama bunda da hata genellikle benim, çünkü diğer annelere bakıyorum kapıdan ağlayarak bırakıyorlar çocukları, çocuklar gerçekten de 5dk sonra anne falan aramıyor. Yani "zorlama" konusu Almanlar için "motivasyon" ile eşdeğer ve sakınca görmüyorlar.. Ben yapamıyorum.. Bana göre onun ağlaması, kendini terk edilmiş hissetmesi falan 1 saatlik beden eğitiminden daha önemli bir konu. Özellikle de yapması "gerekli" olmayan durumlarda (mesela konu okul ya da sağlık kontrolü falan olsa hiç acımam bırakırım tabii ki).

Öte yandan; şu ikilemdeyim. Biraz hırs ve hafif kaygı düzeyi hayatta başarılı olabilmek için çok gerekli. Biz anne babaların temel görevi çocuklarımızın "yetenekli" olduğu alanlarda onlara motivasyon ve destek vermek. Bu bazen "zorlama" anlamına gelse de.. Mesela benim ailem aynen benim şu an yaptığım gibi "tamam yavrum yapmak zorunda değilsin, istemiyorsan bırak" düsturu ile büyüttü beni ve işin doğrusu böyle "asıldığım" hiç bir hobim yok. Her yeni şeyi denemekten çok hoşlanır, 1-2 dönem yapar, sonra "sıkılır" bırakırdım. Bazen derslere gitmediğim için geri kalır, diğerleri gibi yapamadığım için bırakırdım. Oysa beni zorlasalardı, mesela teyzemin oğluna yaptığı gibi "hayatta 1 spor, 1 müzik aleti mutlaka olmalı" deselerdi..

Şimdi de çok heyecanla başladığım, sonra "amaaan sıkıcı" diyip bıraktığım bir sürü yarım yamalak hobim var.  Farklı spor türlerini yapıyorum, bir iki enstrümanı işte öyle çalabiliyorum, birkaç keyif aldığım hobim var. Aslında eşim "çok farklı alanlarda bilgin var, bu seni ilginç ve çekici yapıyor" dese de, mesela tek bir ya da iki alanda uzmanlaşmış olmayı tercih ederdim. Mesela benden harika bir vurmalı çalgılar üstadı olabilirdi (Yeni Türkü'nün bateristi demişti bunu bana, kendi kendime uydurmadım yahu) ya da balerin olabilirdim bak, kara kuğu Öğrenen Anne.. Yani keşke asılsaydım bazı hobilerime de bu işin üstadı olabilseydim! Annemler zorlasaydı, ağlaya sızlaya da olsa her haftasonu beni götürselerdi bu kurslara acaba olabilir miydim ki?

Olurdum belki ama ne derece yaptığım işten zevk alırdım işte onu bilmiyorum.. Çünkü insanın gerçekten içine o işin "aşkı"nın düşmesi gerektiğine inanıyorum ben. Yoksa binlerce mutsuz balerinden biri olursun diye düşünüyorum..

Kısaca; ben kızımı zorlamıyorum. Bunun sonucunda maymun iştahlı, benim gibi her şeyi denemekten zevk alıp, hiçbir şeyi tam anlamıyla yapamamış bir insan olması ihtimaline rağmen, zorlamıyorum. Ama bir yandan da "kolaya kaçmasına" izin veriyorum.. Yani hırs yapmamasına, asılmamasına, biraz zorlanarak kazanılan başarının zevkini öğrenememesine neden oluyorum. Halbuki "hadi kızım, bu kursa yazıldık bu dönem boyunca gideceksin, yine sevmezsen bir sonraki dönemde kayıt olmayız ama bu dönem deneyeceksin" şeklinde katı ama sakin bir tonda ikna edici davransam inanıyorum gerçekten de keyif alabilir. Çünkü bir yandan da istiyor, diğer çocuklara özeniyor, eve geldiğimizde bale kıyafetlerini çıkarmadan 1 saat orda gördükleri gibi, tek bir hareketi yanlış yapmadan ve gerçekten yetenekli diyebileceğim kadar mükemmel dans ediyor! Valla ben bu kızı çözemedim :)

(Çözdüm ayol, bildiğin performans kaygısı ve çözümü de olumlu motivasyonla adım adım o uğraşı sevdirmeyi, başarı için değil zevk almak için yapma fikrini aşılamayı denemek ama artık bik bik bik psikoloğum ben.. Böğk yani)

Spor kaygısı konusunda şurda güzel bir yazı var, tavsiye ederim.

29 yorum:

  1. kanayan yaram var bu konuda.
    benzer şekillerde ailem her konuda bana fırsat sunacak haldeydi ve hiç hırslı değillerdi. ben ise sık sık başka bir şeye fanatik ilgi duyar sonra sıkılırdım. sonuçta olan oldu artık, maymun iştahlılık ya genlerden ya da aile tutumundan, bana yapıştı mı? yapıştı.

    beyimgile bakarsak, o da ailesi tarafından 'amaaan ne gerek var' diyerek sürekli ötelenmiş bir çocuk. fakat kendi kendine 9 yaşında kasıp gitar çalmayı başarmış olan o. sonra durmamış elektro gitarda ustalaşmış ve tamamen kendi çabalamasıyla bu konuda ciddi iyi hale gelmiş olan da o.

    ben de kafamda ideal ebeveynlikte çocuu yönlendirmek ve istikrarlı bir hal sergilemek arzusundayım. çok tırsıyorum ya istikrar gerektirecek her ebeveynlikten. of pof. üşenmekten yapamıcakmışım gibi geliyo. ama çocukta azcık sınırlarını zorlasın, o sınırı geçince, azcık zorlanınca tadını çıkarsın istiyorum. çünkü bu formül çalışıyor, çok eminim.

    kısacası sana katılıyor, bu konuda fikirsiz bir şekilde akışta neler olacağını bekliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BAP "mayayı karateye başlatalım" dedi..! Dedi valla.. Al işte.. Adamın kafasında kızına yaklaşan erkekleri av tüfeğiyle kovalamak var ilerde, kızı da karateyle eşlik edecekmiş.. Hey yevrum hey.. Tozutmuş be bunlar.

      Sil
    2. Alakasız bir yorum oldu ama tutamadım kendimi.

      Sil
  2. Dila da oyleydi, sanirim 3 yasina kadar falan. Fakat sonra biraz israr ettik ama baski seklinde degil de denemeye devam ederse basaracagini anlatarak, kendi basardiklarindan itibaren farketmesini saglayarak. Burda 4 yasinda okula basladiklarinda haftada iki gun spor saati de oluyor, baya ciddi seyler yapiyorlar jimnastik salonunda dolayisiyla orda ogretmenlerinden ve arkadaslarindan motive oluyor. Fakat mesela piyano odevleri icin tembellik yapiyor, ben kiyamiyorum amaan bosver diyorum ama esim ciddi asla koyvermiyor. Aslinda cok seviyor ve epey de ilerledi. Sanirim esim olmasaydi bizim de listemiz yarim birakilmis kirslarla dolu olacakti. Ona gore de bir spor bir muzik hobisi sart bu hayatta. Kismet bakalim zaman ne gosterecek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak ediyorum mesela Fazıl Say'ın ailesi nasıl davranmış..

      Sil
  3. yeteneği yok ama ısrar edip zorlanmalı mı? bir hobi/bir müzik aletine.
    Geriye dönüp baktığımda hayatımdaki en büyük eksiklik severek yaptığım herhangi bir hobim yok.Bakıyorum oğlumda da yok,öyle savruluyor ordan oraya.El atmalı mı atmamalı mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kaygan bir zemin... Ben de emin olamıyorum..

      Sil
    2. peki kaygan zeminin 2.basamağı:)Beni hiç zorlamadılar ve ben onlara bu konuda kızıyorum,insan biraz zorlar ya diye.Ya paralel evrende ailesi tarafından zorlanmış,yaptığı işten nefret eden bir sporcuysam :))) (Bu arada evet çok bilimkurgu filmi izliyorum :))

      Sil
    3. boşver, paralel evrendeki halini o halin düşünsün :D

      Sil
  4. Başlık "yeneği" var, ben onu "yemeği" diye okudum, yazı boyunca yemek aradım durdum:)

    Bu konularda teşvik güzel de zorlama geri tepiyor sanki. İlgi ve yetenek bir arada olmayınca sanattan da, spordan da hayır gelmiyor uzun vadede. İttirerek bir yere kadar gidiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahaha 3 kere okudum halbuki, sanırım ben de açmışım yazarken :D düzelttim, çok teşekkürler!
      teşvik ile zorlama aslında bakış açılarına göre değişiyor, mesela ben yumurtadan nefret ederdim hala da sevmem, babam beni teşvik ederdi ama ben resmen zorlanırdım..

      Sil
  5. Valla soru fecii zor! Dört dortluk yaptigim hicbir sey yok benim de, cok üzülürüm bu duruma. Ama benimki destek/ motivasyin eksikliginden mi yoksa kendi ic motivasyonumun Poff diye sonmesinden mi oldu bilmiyorum. Yine de icimden bir his yavru biraz buyuyunce o ortamda ezildiğini/ uzuldugunu gormedikce biraz zorlayacagimi söylüyor... Basarmanin tadını alana kadar.. Yine de ilgisi sonerse o zaman hic kasmam ama sanki minik bir itekleme gerekli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Minik itekleme nasıl olacak peki? :)

      Sil
    2. Guvenligi ve huzurundan eminsem, 3/5 ders daha gitmek zorundasin, bak giderek daha keyifli olacak, sonunda hala istemezsen birakabilirsin der(d)im diye düşünüyorum:)

      Sil
    3. Peki gider mi ya da genel anlamda "zorundasın" dediğimiz bişeye gerçekten severek gider mi? Benimki asla yapmaz direkt kafasının dikine gider de.. :D

      Sil
    4. Ahahhaha bilmiyorum Ceren:) zor yerden soruyorsun. benimki henüz kafasini sallayarak hayir deyip 2 dakika sonra da ebeettt diye bağıran bir insan cücügü henüz:) bunlar benim kendi planlarim söker mi sökmez mi toprak da maya nin yasina gelince göreceğim;)

      Sil
    5. Ay o kafa sallayarak hayıra bayılırım ben :D Benimki daha yapmıyor, çok özeniyorum benim için de yumoşla!

      Sil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) CV'miz pek benzemiyor aslında ama olsun ne fark eder, hoşgeldiniz :) Akranların ne dedikleri çok önemli, malesef bu yaşlarda çok oluyor olumsuz koşullamalar. Yönteminiz çok doğru! Sevgiler..

      Sil
    2. pardon, demek ki yanlis okumusum.. ya da okumak istedigimi görmüsüm. sevgiler

      Sil
    3. Yorumunuzu neden sildiniz anlamadım..

      Sil
    4. Sen diyebilirsin :) Ben Asli. Ben daha yeniyim google hesabinda ve oraya buraya basarken sanirim oldu. Yorumu yazmam uzun sürmüstü zaten. Biraz daha kurcalamam gerekiyor :) iyi geceler 👋👋
      Asli

      Sil
    5. :) dedim o zaman, tekrar hoş geldin aslı!

      Sil
  7. "bir hobim yok" diyorsun ama dalış var, seyahat var, tek hobi seçeneği müzik ve spor değil, benim ne müzik kulağım var(çok sevdiğim bir müzik hocamızdan tescilli bir yorum) ne de dört dörtlük yapabildiğim bir spor, yüzmeyi seviyorum o kadar, müziğe yetenekli olmayı çok isterdim ama çok büyük bir pişmanlığım yok, küçücük çocuğu zorlamanın gerçekten anlamı var mı bilmiyorum ama Maya baleyi seviyor gibi gözüküyor, biraz teşvik ve pohpohlama lazım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Assssla gitmiiicem dedi, Maya'yı az çok tanıdın sen de :) Şansım yok yakın gelecekte, belki seneye bir daha dener..

      Sil
  8. ben hayatım boyunca bir çocuğun nasıl motosiklet yarışçısı veya profesyonel kayakçı olabileceğini, bunu nereden nasıl deneyimleyip öğreneceğini hatta yeteneği olup olmadığını nasıl keşfedildiğini merak ederim. kurs kurs gezdirmekle olsa köyde büyümüş bir çocuk nasıl atlet olacak yada buz pisti görmeden paten yapabilecek ? ama sonuçta hiç yok mu öyle örnekler ? şu dünyadan göçüp gitmeden bir dünya işine de benim yeteneğim varmış diyebilecek miyim acaba ? çok sorulu bir yorum oldu :D
    sadece babamın yıllar önce "baba benim mesela tenise yeteneğim varsa bunu nasıl bilebiliriz" diye bir soruma
    -yetenek merakı getirir yeteneğin olsaydı muhtemelen merakında olurdu diye cevap verdiğini hatırlıyorum hatta hiç unutmuyorum :)
    ne kadar bilimsel bilmem ama biraz haklı sanki ;)
    (hülya)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Hülya, çok katılıyorum babana ama tam tersi olarak yani bir konuya aşırı merakın varsa elbet kendini motive edeceksin ve yeteneğin de az ile olsa zamanla artacak. Mesela benim eşim resim yeteneğinin %85 çalışma %15 yetenek olduğunu söyler hep.. Sporda da keza antremanlar olmasa istersen süper yetenek ol, boşa gider ama çok yeteneksiz insanların yıllarca çalışıp baya iyi sporcu olduklarını da biliyorum gördüm. Babalar haklı :D

      Sil
  9. Belki de bir dahaki gidişinizde bir dersliğine yaşından küçüklerin sınıfına yollarsın onlardan iyi yaptığını ( ya da onlardan kötü yapmadığını ) görünce güveni yerine gelir devam etmek ister :) Bu arada benim çocuğum olsa saçından sürükleyerek ağlaya zırlaya götürürüm herhalde onu :P ( kıyamam ki ) tam bir bale aşığıyımdır önceden hiç bale geçmişim olmamasına rağmen yetişkin bale kurslarına falan gidiyorum ah ah :D bu arada yazdığım yorum 10 kere kendiliğinden silindi evren de mi mayanın baleye gitmesini istemiyo ne :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en küçüklerde zaten :D 3-4 yaş grubu..
      büyük konuşma amannn :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!